misir

Perşembe, Şubat 11, 2010

neil gaiman

"have you ever been in love? horrible isn't it? it makes you so vulnerable. it opens your chest and it opens your heart and it means that someone can get inside you and mess you up. you build up these defenses, you build this whole suit of armor, so that nothing can hurt you, then one stupid person, no different from any other stupid person, wanders into your stupid life. you give them a piece of you. they didn't ask for it. they do something dumb one day, like kiss you or smile at you, and then your life isn't your own any more. love takes hostages. it gets inside you. it eats you out and leaves you crying in the darkness, so simple a phrase like 'maybe we should be just friends' turns into a glass splinter working its way into your heart. it hurts. not just in the imagination. not just in the mind. it's a soul-hurt, a real gets-inside-you-and-rips-you-apart pain. i hate love"

Çarşamba, Şubat 10, 2010

10 yıl sonra

Ardından, bıraktığı çakmakla bıraktığı son sigarayı yakar, dumanını savurursun, savrulan sadece duman olur, yaralar kalır...

İstersin ki takvimlerden şubatı kaldırsınlar, 13 şubat gelmesin bir daha, bir an önce bitsin bu şubat, hayatına çentikler atmaktan vazgeçsin,
mart gelsin hemen, mimoza çiçekleriyle.....

Perşembe, Aralık 17, 2009

soğuk

istanbul'da ankara havası var bugün. insanın içine işleyen bir soğuk. insan kendini çaresiz hissettiğinde daha mı çok üşür? hani ellerim sıcaktı benim? ısıtacak kimse yok da ondan mı soğuk artık? istavrit giderken ellerimi de mi götürdü?

Cuma, Kasım 13, 2009

:(

istavrit gitti...

Salı, Ağustos 04, 2009

tavsiye

berci kristin çöp masalları /latife tekin

"için aynası gözdür diyenler
içim türlü renktir gözlerim kara
düştüm yücelerden engine
kırıldı aynam ne fayda..."

Perşembe, Mart 20, 2008

hı?

Seneler once ona yazdıgım bir mektupta, mektup olamayacak kadar kısa bir nottu aslında, yoksa yazı degildi de ses kaydı mıydı, herneyse işte, demiştim ki; ben insanlardan cok etkileniyorum, üzerimde cok baskı hissediyorum, hareketlerim kontrollu, o ne der, bu ne dusunur diye hep hesaplıyorum, işte bu yuzden sana bazen sacma sapan davranıyorum, baskası gibi oluyorum, alıstıgın benden farklı oluyorum, yanımızda baska insanlar varken seni umursamaz tavırlar takınıyorsam bil ki bundandır. Şimdi dusunuyorum da cok acı bi durummus bu, insanı cok incitebilecek bir davranıs tarzı, o anlamıs mıydı gercekten, yoksa anlamıs gibi mi yapmıstı bilmem. Ama ben anladım ki, lanet bi sey bu, her an baskalarının tepkilerini dusunmek yani, gecmiyo, ustunden atamıyo insan. Sonra bi gun baska birisine demiştim ki, bi cocugun basını oksuyordu, yapmacık tavırlarından vazgec, herkese kendini sevdirmek zorunda degilsin. Pehhh……. Ya sen, demezler mi adama???

Çarşamba, Şubat 27, 2008

vahşet

http://ehdkd.blogspot.com/

söylenebilecek hiçbir şey yok :(